Epilepsi (sara) krizi geçiren birine nasıl yaklaşmalı?

Epilepsi (sara) krizi geçiren birine nasıl yaklaşmalı?

Türk Epilepsi ile Savaş Derneği, 26 Mart Dünya Epilepsi Günü kapsamında İstanbul’da online bir basın toplantısı düzenleyerek önemli bilgiler paylaştı. “Gelin Bugün Epilepsi Konuşalım – Epilepsi Korktuğun Gibi Değil” temalı toplantıda, epilepsi hastalığı hakkında doğru bilinen yanlışlara ve toplumdaki ön yargılara değinildi. 

Toplantıda ilk sözü alan Türkiye Epilepsi ile Savaş Derneği Başkanı Prof. Dr. Nerses Bebek, derneğin yürüttüğü çalışmalar hakkında konuştu: “Türk Epilepsi ile Savaş Derneği olarak epilepsi hastalarımıza doğru bilgileri ulaştırmak ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek adına, dernek web sitemize ek olarak sosyal medyada yer almak istedik. Hastalarımıza ulaşırken daha anlaşılır ve samimi olmak adına iki hayali karakter oluşturduk ve iletişimde bu karakterlerden yararlandık.”

Derneğin Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Seher Naz Yeni, epilepsinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizerek şunları söyledi: “Epilepsi, dünya nüfusunun yaklaşık %1’ini etkileyen, kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlı, tedavi edilebilir bir beyin hastalığıdır. Epilepsili bireyler, doktorları tarafından verilen tedavilerine uyum sağladıkları sürece nöbetler kontrol altına alınabilir ve hastalar günlük yaşantılarına devam edebilir.” Tedavide düzenli ilaç kullanımının önemini de vurgulayan Prof. Yeni, ilaç zamanlarını hatırlamak için saat ya da telefon alarmı kurmak gibi pratik yöntemlere başvurulabileceğini belirtti.

Derneğin üyelerinden Prof. Dr. Sibel Velioğlu da epilepsi hastalığı hakkında doğru bilinen yanlışları sıraladı. Toplumların epilepsiye bakış açılarının yıllar içinde değişmediğini söyleyen Prof. Velioğlu, bu hastalığın toplumlarda bulaşıcı ya da bir akıl hastalığı olarak görüldüğünü, ancak epilepsinin bulaşıcı bir hastalık ya da bir akıl hastalığı olmadığının altını çizdi.

Epilepsili bireylerin herkes gibi sosyal hayata katılabileceğini hatırlatan Prof. Velioğlu, epilepsinin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu, hastaların 5’te 4’ünün nöbetlerinin ilaçlarla kontrol altına alınabildiğini belirtti.

Prof. Sibel Velioğlu, epilepsi ile ilgili ön yargıların yanı sıra nöbet geçirmekte olan bir hastaya yönelik de toplumda birçok doğru bilinen yanlış olduğunun ve bunların düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.

Toplumda “sara hastalığı” olarak da bilinen ve beyinde kontrolsüz elektriksel yayılımlar sonucu oluşan epilepsi hastalığı, beynin kısa süreli fonksiyon bozukluğudur. Bunun sonucunda kontrolsüz nöbetler oluşur. Epilepsi hemen her yaşta görülebilir. Epilepsi nöbetlerinin çok çeşidi bulunmakla birlikte temelde iki tür nöbet görülür: Parsiyel nöbetler (beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler) ve jeneralize nöbetler (beyinde yaygın olarak başlayan nöbetler). Türkiye’de halen 800 bin kadar epilepsi hastası bulunuyor. Epilepsi dünya nüfusunun ise yaklaşık yüzde 1’ni etkiliyor.

EPİLEPSİ NÖBETİ (SARA KRİZİ) YAŞAYAN BİRİNE NASIL YAKLAŞILMALI? 
Öncelikle sakin olun.
Hastanın yanından ayrılmayın, yardım çağırmak gerekiyorsa başkasını gönderin.
Hastanın hareketlerini durdurmaya ve/veya engellemeye çalışmayın.
Hastayı güvenli bir yere yatırın veya alın.
Ucu sivri veya sert eşyaları hastanın yanından uzaklaştırarak hastayı koruyun.
Sıkı giysileri varsa gevşetin (kravat, kemer gibi), gözlüğünü çıkarın.
Sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın.
Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun.
Asla ağzına bir şey sokmaya (örneğin dişlerini sıkıyorsa açmaya veya su vermeye) çalışmayın.
Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler zararlıdır.
Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın.
Soğan, kolonya vs. koklatmayın.
Epilepsi krizinde yapay solunum veya kalp masajına gerek yoktur.
Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren veya öyle ise sizin neler yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart veya sağlık karnesi olup olmadığına bakın.
Nöbetinin bitmesini bekleyin.
Sıklıkla nöbet sonrasında kişi yorgun, ne yaptığını bilemez haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun.
Açık bir cama veya yola doğru gitme gibi durumlarda yumuşakça engel olun.
Nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem hastaya hem de doktora yardımcı olacağını unutmayın.

EPİLEPSİ HASTALARI VE HASTA YAKINLARI NELERE DİKKAT ETMELİ? 

Hastalar, hekim ve aileleri ile iş birliği içinde ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı.
Nöbeti başlatan durumlar eğer belliyse, nöbeti tetikleyecek durumlardan uzak durulmalı.
Bazı nöbet tipleri uykusuzlukla uyarılabildiğinden vardiyalı çalışmalar ve nöbet gerektiren durumlarda bu tür hastalarda düzenlemeler gerekir.
Uzun süreli açlık, aşırı yorgunluk da nöbetleri tetikleyebilir.
Bazı epilepsi türleri ışığa duyarlı olduğundan bu tür hastalar uzun süre bilgisayar karşısında çalışmamalı ve televizyonu uzun süre ve yakından seyretmemeli.
Bu tür hastalar güneşli havalarda şapka giymeli ve güneş gözlüğü kullanmalı.
HASTA YAKINLARI NE YAPMALI?

Tanı koyabilmek adına, gerekiyorsa hekim tarafından hastanın video kayıtları istenebilir.
Özellikle çocuk yaşlardaki nöbetlerde aile bireylerinin gözlemleri çok önemli.
Epilepsili çocuk ne kadar erken topluluk içine girer ve çevresine uyum sağlarsa o kadar kendine güven kazanır.
Anne-baba ve diğer ilgililer, onun diğerlerinden farklı olduğunu hatırlatıcı koruyuculuk içinde olmamalı. Bu çocuğu güvensiz ve tedirgin biri yapabilir.
Çocuğun durumu okul yetkililerine bildirilmeli, herhangi bir nöbet geçirdiğinde ne yapmaları gerektiği anlatılmalı.
Durumu öğretmenlerinden veya okuldan gizlemek yerine eğitimli öğretmenlerin yardımı olacağı unutulmamalı.

Kaynak

قالب وردپرس